11 Eyl 2025
İTÜ’de 2’nci Gıda Mikrobiyolojisi Kongresi Düzenlendi
İTÜ ve YTÜ Gıda Mühendisliği bölümlerinin iş birliğinde gerçekleştirilen 2’nci Gıda Mikrobiyolojisi Kongresi, akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini 4-6 Eylül 2025 tarihleri arasında Ayazağa Yerleşkemizde bir araya getirdi.
Haber: İTÜ Medya ve İletişim Ofisi
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğindeki 2’nci Gıda Mikrobiyolojisi Kongresi, 4-6 Eylül tarihleri arasında Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlendi. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve YTÜ Rektörü Eyüp Debik’in onursal başkanlığında; İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Funda Karbancıoğlu Güler ve YTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Muhammet Arıcı’nın eş başkanlığında düzenlenen kongre yoğun ilgiye sahne oldu.
Ülkemizin farklı üniversitelerinin alanında önde gelen bilim insanları, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı araştırmacıları, özel sektör paydaşları (gıda üreticileri, gıda analiz laboratuvarları, analiz ekipman ve malzeme sağlayıcı firmalar) kongrede bir araya geldi. Paneller ile sözlü ve poster sunumları değerli fikir alışverişlerine ortam hazırladı.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi, Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Funda Karbancıoğlu Güler, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya kongre açılışında birer konuşma yaptılar.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, kongrede gıda alanında “nasıl daha güvenilir üretim yapılır, nasıl sağlıklı gıdaya erişim yaygınlaştırılır, nasıl bilimsel çıktılar toplumsal faydaya dönüşür?” sorularına cevap arandığını belirtti. “Nasıl?” sorusuna cevabın bilgi üretmenin ötesinde; bilgiyi toplumla birlikte üretmekte ve uygulanabilir modeller geliştirmekte olduğunun altını çizdi.
Kongrenin odak noktasının teknoloji özelinde; yapay zekâ, dijital çözümler ve büyük veri sayesinde sağlıklı gıdaya erişimin kolaylaşması ile yeni ürünlerin geliştirilmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mandal, teknolojiyi gerçek çözümlere dönüştürmenin, teknik imkânların ötesinde; farklı paydaşların iş birliği ve ortak aklıyla mümkün olduğunu hatırlattı.
Rektörümüz, İTÜ olarak tek yönlü bilgi aktarımı yerine öğrenen ve sürdürülebilir bir yapı inşa ettiklerine; öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturduklarına dikkat çekti. Üniversite–kamu–sanayi iş birliğini toplumun aktif katılımıyla genişleterek, üçlü bir yapıdan dörtlü bir yapıya geçişi önemsediklerini dile getiren Prof. Dr. Mandal, İTÜ’de öğrencilerin saha deneyimi kazanması ve sektörle birlikte üretme kültürüne katılmasını sağladıklarını da sözlerine ekledi.
Kongre Eş Başkanı öğretim üyemiz Prof. Dr. Funda Karbancıoğlu Güler, gıda mikrobiyolojisi ve gıda güvenliğinin, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde, toplum sağlığının korunmasında ve gıda endüstrisinin güvenilir, sürdürülebilir ve rekabetçi şekilde varlığını sürdürmesinde kritik öneme sahip olduğunu anımsattı. Akademik araştırmalar, sektörün uygulama gücü ve kamunun düzenleyici katkısının bu alanın vazgeçilmez unsurları arasında yer aldığını söyleyen öğretim üyemiz, kongrenin bilgi paylaşımını artırmak, yeni iş birliklerini teşvik etmek, gençlere ilham verici bir ortam oluşturmak amacıyla düzenlendiğini belirtti.
TAGEM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Şerafettin Çakal, dünyada her yıl 600 milyon insanın uygun olmayan gıdalardan olumsuz olarak etkilendiğini vurguladı. Dünya nüfusunun 2050 yılında on milyara ulaşacağına ve bu nüfusa gıda güvencesinin sağlanabilmesi için bilim ve teknolojiye büyük bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. TAGEM’in faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi veren Dr. Şerafettin Çakal, ülkemizin dünyanın sekiz gen merkezinden üçünün kesiştiği bir noktada bulunduğunu söyledi. Gen kaynağı zenginliğinin korunmasıyla birlikte sürdürülebilir ve rekabet edilebilir bir gelecek için bunların ıslah edilmesi ve geliştirilmesinin önemine değindi. Ulusların yükseliş ve düşüşlerinin bir mikroorganizmayla meydana gelebileceğini, kongrenin insanlığın geleceğini yakından ilgilendiren birçok konuyla ilişkili olduğuna dikkat çekti.
Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, güvenilir gıdanın arzı ve halk sağlığını koruma çerçevesinde gerçekleştirdikleri faaliyetleri açıkladı. Gıda açısından en fazla risk oluşturan mikroorganizmaların ülkemizde özellikle süt ürünleri, kırmızı et, kanatlı et ve hazır yemeklerde kontrolünün büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Hem risk yönetimi içeren hem de yeni fırsatlar sunan bir bilim dalı olan gıda mikrobiyolojisinin sadece patojen kontrolünden ibaret olmadığına dikkat çeken Dr. Ersin Dilber, fermente ürünler, probiyotikler, takviye edici gıdalar, biyoteknolojik enzimler, katkı maddeleri gibi çeşitli başlıklarla da doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığının farklı disiplinlerdeki birimlerden oluştuğunun, yalnızca denetim faaliyetleri değil aynı zamanda bilimsel veriye dayalı mevzuat geliştirme çalışmaları da yürüttüğünün altını çizdi. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü olarak kongrenin birincisinde de yer aldıklarını hatırlattı, günümüzde ve gelecekte gıda mikrobiyolojisi alanındaki kongrelerde aktif rol almayı sürdürüleceklerini sözlerine ekledi.
YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya, ülkemizin iki köklü teknik üniversitesinin ortak çabasıyla T.C. Tarım ve Orman Bakanlığının genel müdürlüklerinin desteğiyle gerçekleştirilen kongrenin bilimsel iş birliği açısından güçlü bir örnek olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Karakaya, gıda mikrobiyolojisi alanında çalışan bilim insanları ile ilgili meslek insanlarının tanışması, kaynaşması ve ortak projeler geliştirmesinde zemin hazırlayan kongrenin birincisinin YTÜ ve Atatürk Üniversitesi iş birliğiyle 2023 yılında Erzurum’da hayata geçirildiğini anımsattı. Birincisinin elde ettiği büyük katılımın İTÜ ev sahipliğindeki ikinci kongrede daha da fazlalaştığını söyledi. Gıda işlemedeki yenilikler, gıda güvenliği ve kalitesine yönelik yenilikçi yaklaşımlar, mikrobiyom etkileşimleri, mikrobiyoloji analizleri için yeni yöntemler gibi birçok konu başlığında tartışmalar gerçekleştirileceği bilgisini paylaştı. Masaya yatırılan konuların akademik çevreler kadar sanayi ve kamu için de yol gösterici olacağını ve bilimsel bilginin pratik çözümlere dönüşmesini sağlayacağına değindi.
Kongrede “Gıda Sektöründe Riskler ve Fırsatlar” ve “Gıda Güvenliğinin Sağlanmasına Yönelik Uygulamalar ve Gelecek Beklentileri” başlıklı iki panel düzenlendi.
Moderatörlüğünü İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Esra Çapanoğlu Güven’in yaptığı “Gıda Sektöründe Riskler ve Fırsatlar” başlıklı panele Eriş Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Eriş, Bor Şeker CEO’su Emir Haktan Dişli, Pro-tek Analitik ve Endüstriyel Sistemler Genel Müdürü Haluk Kara ve Şenpiliç Genel Müdür Yardımcısı Faik Üçer katıldı. Panelde gıda sektöründe iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası ticaret gibi küresel gelişmelerin getirdiği risklerin gıda güvenliğinin sağlanmasındaki etkileri ve sektörün geliştirdiği stratejiler tartışıldı ve Ar-Ge faaliyetleri ile alternatif mikrobiyolojik yöntemlerin sektörde gıda güvenliğinin sağlanmasındaki rolüne vurgu yapıldı. Ayrıca gıda sektöründeki tüm alanlarda sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tüketici güveninin geleceğin en önemli öncelikleri arasında yer aldığı belirtildi.
“Gıda Güvenliğinin Sağlanmasına Yönelik Uygulamalar ve Gelecek Beklentileri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Hilmi Çon gerçekleştirdi. Panele, Kodeks Alimentarius Başkan Yardımcısı Dr. Betül Vazgeçer, İTÜ Gıda Mühendisliği mezunu ve baş denetçi Hüray Arabacı, FSSC Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya Temsilcisi Necat Kırkıl, Şenpiliç Kalite ve Güvence Direktörü Savaş Ceylanlı ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Kodeks Daire Başkanı Selim Kaplan katıldı. Gıda güvenliği ve kalite yönetimi alanında sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren bu panelde, üretimden mevzuata, ulusal ve uluslararası standartlardan tüketici farkındalığına kadar pek çok konu ele alındı. Panel kapsamında; piliç eti üretiminde gıda güvenliği riskleri ve kontrol stratejileri, kalite sistemlerinin belgelendirilmesinin önemi, FSSC 22000 gibi yönetim sistemlerinin sektöre etkisi, Codex Alimentarius’un küresel rolü ile Türkiye’nin bu çalışmalara katkısı ve ulusal mevzuatın oluşturulmasında dikkate alınan unsurlar gibi başlıklar panelistler tarafından değerlendirildi.
Kongre kapsamında akademisyenlerin yanında sektör temsilcilerinin de yaptığı sözlü sunumlar dört ana ve on iki paralel oturum şeklinde gerçekleştirildi. Yaklaşık seksen poster bildirisi ile genç araştırmacılar da kongrede yer aldı. Öğrencilere yönelik poster yarışması düzenlenerek katılımları teşvik edildi. Sunulan bildirilerde probiyotikler, bakteriyofaj uygulamaları, yapay zekâ destekli gıda güvenliği çözümleri, mikrobiyal gıda zehirlenmeleri, yeni nesil fermente gıdalar ve ısıl olmayan inaktivasyon teknolojileri öne çıktı. Etkinlik kapsamında sponsor firmalarca altı adet “uydu çalıştay” düzenlenerek gıda mikrobiyolojisinde yeni analiz teknikleri, ekipman ve uygulamalar hakkında katılımcılarla bilgi paylaşıldı.