02 Tem 2026
12’nci Nükleer Santraller Zirvesi İTÜ’de Düzenlendi
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 12’nci Nükleer Santraller Zirvesi’ne (NPPES) ev sahipliği yaptı. “Yeni Nükleer Çağ: Sanayiyi, İnovasyonu ve Net Sıfır Hedeflerini Güçlendirmek” temalı zirvede yeni nükleer teknolojiler ve potansiyel iş birlikleri ele alındı.
Haber: İTÜ Medya ve İletişim Ofisi
12’nci Nükleer Santraller Zirvesi, Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının destekleriyle 30 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde yapıldı. Ülkemiz ve komşu coğrafyasındaki sanayi temsilcileri, uluslararası nükleer teknoloji üreticileri ile olası iş birlikleri ve geliştirilebilecek projeler odağında etkinlikte bir araya geldi.
Etkinliğin açışında konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, İTÜ’nün Türkiye'nin en deneyimli ve köklü teknik eğitim kurumu olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin nükleer teknoloji yolculuğunun 1961 yılında İTÜ bünyesinde kurulan ilk nükleer araştırma enstitüsü ve yetiştirilen insan kaynağıyla başladığına değinen Prof. Dr. Mandal, bu tarihi mirasın önemini vurguladı.
İTÜ'nün dünya genelinde “mühendislik ve teknoloji” alanında ilk 100’e giren Türkiye’deki tek üniversite olduğunu belirten Rektörümüz; sürdürülebilirlik alanında da Türkiye'de birinci, dünyada ise 25’inci sırada yer alan Ayazağa “yeşil kampüsünün” bu vizyoner etkinliğe ev sahipliği yapmasının bir tesadüf olmadığını sözlerine ekledi.
Türkiye'nin ilk nükleer teknoparkının İTÜ'de kurulacağını dile getirerek, “Bu bizim için büyük bir heyecan ama daha da fazlası önemli bir sorumluluk” diyen Prof. Dr. Mandal, Türkiye'de nükleer sektörünün gelişimi için ekosistemdeki tüm paydaşları kapsayan Nükleer Teknoloji Araştırma Merkezi’nin kurulması çalışmalarının taşıdığı önemin altını çizdi.
Rektörümüz, “Teknoloji Kullanan Bir Ülkeden Onu Geliştiren Bir Ülkeye: Türkiye'nin Ulusal Nükleer Reaktör Girişimi” (From a Country That Uses Technology to a Country That Develops It: Türkiye's National Nuclear Reactor Initiative) başlıklı oturumda panelist olarak yer aldı. Oturumda, Türkiye'nin nükleer teknolojileri yalnızca kullanan değil, geliştiren bir ülkeye dönüşmesi için gerekli ulusal yetkinliklerin nasıl oluşturulacağı; kamu, üniversite, araştırma kurumları, sanayi ve uluslararası teknoloji geliştiricilerinin bakış açılarıyla ele alındı. Rektörümüz, iklim değişikliği, enerji arz güvenliği, jeopolitik gelişmeler ve jeoekonomik dönüşümlerin ülkelerin stratejik bağımsızlığını her zamankinden daha önemli hâle getirdiğini kaydetti.
Ar-Ge altyapısı, nitelikli insan kaynağı, üniversite-sanayi-kamu birlikte iş yapma modeli ve İTÜ bünyesinde kurulacak Türkiye'nin ilk Nükleer Teknoparkı da panelin gündem başlıkları arasında yer aldı.
Uluslararası düzeyde nükleer kuruluşların da katıldığı zirvede toplam 6 oturum gerçekleşti. Bu yıl ülkemiz ev sahipliğinde düzenlenecek COP 31 için geri sayım sürerken nükleer enerjinin net sıfır hedeflerine nasıl katkı sunduğu da ele alındı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali başta olmak üzere ülkemizdeki yeni santral yatırımları zirvede masaya yatırıldı. Konuşulan konu başlıkları arasında nükleer enerjinin yaygınlaşmasında tedarik zinciri iş birlikleri, Kanada ve Türkiye nükleer enerji birlikteliği, nükleer projelerde risk azaltılması ve yeni nesil finansman mekanizmaları, dördüncü nesil teknolojiler ve ileri reaktörler de öne çıktı.
Zirve, ikili iş birliklerinin somutlaştığı imza törenlerine sahne oldu. Ankara Sanayi Odası Nükleer Sanayi Kümelenmesi (ASO NÜKSAK) ile Çin Nükleer Derneği (CNS) arasında bir mutabakat zaptı imzalandı. NSD ile Kazakistan Atomik Endüstri Geliştirme Derneği (AIDA) arasında da bir iyi niyet protokolü hayata geçirildi.